ABD, 63 Milyon Dolarlık Siber Suç Ağıyla Bağlantılı Üç Rus Vatandaşını Suçladı
Editör Ekibi
22 Temmuz 2026 • 6 dk okuma

ABD Adalet Bakanlığı, Rusya merkezli iki şirket üzerinden fidye yazılımı, kimlik avı ve diğer siber saldırılara altyapı sağladıkları iddia edilen üç Rus vatandaşı hakkında suçlamaları kamuoyuna açıkladı. Saldırılardan 21 eyaletteki banka, hastane, okul ve kamu kuruluşlarının etkilendiği belirtiliyor.
ABD Adalet Bakanlığı, Amerikalıları ve kritik kurumları hedef alan yaklaşık 63 milyon dolarlık siber suç ağıyla bağlantılı oldukları iddiasıyla üç Rus vatandaşı hakkında hazırlanan iddianameyi kamuoyuna açıkladı.
Ohio Kuzey Bölgesi Federal Savcılığı tarafından açıklanan dosyada Alexander Alexandrovich Volosovik, Kirill Andreevich Zatolokin ve Yulia Vladimirovna Pankova’nın Rusya’nın St. Petersburg kentinde faaliyet gösteren Media Land ve ML.Cloud adlı şirketleri yönettiği öne sürülüyor.
Savcılara göre söz konusu şirketler, ABD’de ve farklı ülkelerde faaliyet gösteren siber suçlulara teknik altyapı, sunucu ve destek hizmetleri sundu.
Üç şüpheli hakkındaki iddianamenin Aralık 2024’te hazırlandığı, ancak soruşturma kapsamında 14 Temmuz 2026’da kamuoyuna açıldığı bildirildi.
21 eyalette kurumlar hedef alındı
Federal savcılar, siber saldırıların Ohio’nun yanı sıra 20 farklı eyalette mağdurlara zarar verdiğini açıkladı.
Hedef alınan kurumlar arasında bankalar, okullar, hastaneler, kamu kuruluşları ve medya şirketleri bulunuyor.
Yetkililere göre saldırılar yalnızca bireysel kullanıcıları değil, toplumun günlük işleyişinde önemli rol oynayan altyapı ve hizmetleri de etkiledi.
ABD Adalet Bakanlığı Ceza Dairesi yetkilisi A. Tysen Duva, şüphelilerin yurt dışından Amerikan kurumlarına yönelik saldırıları mümkün kılan bir suç altyapısı yönettiğini savundu.
Duva, bu faaliyetlerin kamu güvenliğini ve kritik altyapıyı riske attığını belirterek benzer ağların dağıtılmasına yönelik çalışmaların devam edeceğini söyledi.
“Kurşun geçirmez” barındırma hizmeti sundukları iddia edildi
İddianamede Media Land ve ML.Cloud şirketlerinin internet barındırma ve bilgi teknolojisi hizmetleri sunduğu belirtiliyor.
Ancak savcılara göre bu şirketler, sıradan hosting hizmetlerinden farklı olarak “bulletproof hosting” olarak bilinen ve Türkçede “kurşun geçirmez barındırma” şeklinde ifade edilen bir sistem işletiyordu.
Bu tür hizmetler, siber suçluların kimliklerini ve faaliyetlerini kolluk kuvvetlerinden gizlemelerine yardımcı olmak amacıyla kullanılıyor.
Şirketlerin saldırı yapan müşterilere sunucu altyapısı, alan adı hizmetleri ve teknik destek sağladığı öne sürüldü.
Savcılığa göre bu altyapı, mağdurların bilgisayarlarına zararlı yazılım ve fidye yazılımı bulaştırılması, sistemlerin kilitlenmesi ve ardından para veya kripto para talep edilmesi amacıyla kullanıldı.
Fidye yazılımı ve kimlik avı saldırıları
Federal yetkililer, şirketlerin altyapısının çok sayıda farklı siber suç türünde kullanıldığını belirtti.
Bunlar arasında fidye yazılımı saldırıları, zararlı yazılım dağıtımı, kimlik avı kampanyaları ve şifre kırmaya yönelik kaba kuvvet saldırıları bulunuyor.
Kimlik avı saldırılarında suçlular, banka, devlet kurumu veya tanınmış bir şirketten geliyormuş gibi görünen sahte e-postalar ve internet siteleri kullanarak kişilerin şifrelerini, banka bilgilerini ve kimlik verilerini ele geçirmeye çalışıyor.
Kaba kuvvet saldırılarında ise otomatik sistemler kullanılarak çok sayıda parola kombinasyonu deneniyor ve hesaplara izinsiz erişim sağlanmaya çalışılıyor.
Şirketlerin ayrıca suç amaçlı çevrim içi pazar yerlerini desteklediği ve sahte alan adlarının kaydedilmesine yardımcı olduğu iddia edildi.
63 milyon dolardan fazla zarar
Savcılara göre şüphelilerin desteklediği saldırılar sonucunda Amerikalı kişi ve kurumlar toplam 63 milyon dolardan fazla zarara uğradı.
Bu tutarın fidye ödemeleri, çalınan paralar, kaybedilen veriler, sistemlerin yeniden kurulması ve hizmet kesintileri gibi maliyetleri kapsadığı düşünülüyor.
Siber saldırıların gerçek maliyetinin daha yüksek olabileceği belirtiliyor. Çünkü bazı şirketler itibar kaybı veya yasal sonuçlardan çekindikleri için saldırıları kamuoyuna açıklamayabiliyor.
Hastane, okul ve kamu kuruluşları gibi kurumlarda yaşanan sistem kesintileri ise doğrudan mali zararın ötesinde hizmetlerin aksamasına neden olabiliyor.
Şüphelilere yöneltilen suçlamalar
Alexander Volosovik, Kirill Zatolokin ve Yulia Pankova hakkında bilgisayar dolandırıcılığı yapmak ve buna yardım etmek amacıyla komplo kurma suçlaması yöneltildi.
İddianamede ayrıca elektronik dolandırıcılık, elektronik dolandırıcılık için komplo ve kara para aklama amacıyla komplo suçlamaları yer alıyor.
Suçlamaların mahkûmiyetle sonuçlanması halinde şüpheliler uzun süreli hapis ve mali yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir.
Ancak şüphelilerin Rusya’da bulunduğu değerlendirildiği için ABD’de yargı önüne çıkarılıp çıkarılamayacakları henüz bilinmiyor.
Rusya ile ABD arasında kapsamlı bir suçlu iadesi anlaşmasının bulunmaması, şüphelilerin yakalanmasını zorlaştırabilir.
Buna karşılık uluslararası seyahat etmeleri halinde ABD ile iş birliği yapan ülkelerde gözaltına alınmaları mümkün olabilir.
Bilgi sağlayanlara 10 milyon dolar ödül
ABD Dışişleri Bakanlığının Adalet İçin Ödül programı, şüpheliler ve şirketlerle bağlantılı kişiler hakkında bilgi sağlayanlara 10 milyon dolara kadar ödül verileceğini açıkladı.
Ödül özellikle şüphelilerin yabancı hükümetlerle bağlantıları, iş ortakları ve Media Land ile ML.Cloud şirketlerini kullanan siber suç grupları hakkında bilgi sağlayanları kapsıyor.
ABD yönetimi, bu tür ödül programlarını yurt dışında bulunan ve doğrudan yakalanması zor olan siber suçlulara karşı kullanıyor.
Yetkililer, mali ödüllerin suç ağlarının içinden bilgi elde edilmesine ve şüphelilerin uluslararası seyahatlerinin takip edilmesine yardımcı olabileceğini düşünüyor.
Şirketlere yaptırım uygulanmıştı
ABD ve müttefik ülkeler, Media Land ve ML.Cloud şirketlerine 2025 yılında yaptırım uygulamıştı.
Bu yaptırımlar kapsamında şirketlerin ve bağlantılı kişilerin ABD finans sistemine erişimi sınırlandırılmış, varlıklarının dondurulması ve Amerikan kişi veya kuruluşlarının bu şirketlerle işlem yapmasının engellenmesi hedeflenmişti.
Yaptırımların ardından teknik altyapının bir bölümünün kapatıldığı veya farklı isimler altında faaliyet göstermeye devam ettiği değerlendiriliyor.
Siber suç ağları çoğu zaman bir alan adı veya sunucu kapatıldığında yeni şirketler, farklı ülkelerdeki veri merkezleri ve alternatif ödeme sistemleri üzerinden yeniden yapılanabiliyor.
Bu nedenle yetkililer yalnızca şirketlere yaptırım uygulamanın yeterli olmadığını, teknik altyapının ve mali bağlantıların da dağıtılması gerektiğini belirtiyor.
Uluslararası iş birliği yürütüldü
Soruşturma ABD makamlarının yanı sıra Avrupa ve Avustralya’daki kurumların desteğiyle yürütüldü.
Ohio Kuzey Bölgesi Federal Savcısı David Toepfer, Hollanda Ulusal Polisi ve Savcılığına, Birleşik Krallık Ulusal Suç Ajansına, İngiltere Dışişleri Bakanlığına, Avustralya Dışişleri Bakanlığına ve Avustralya Federal Polisine teşekkür etti.
FBI yetkilileri, siber suçların ülke sınırlarını aşması nedeniyle uluslararası iş birliğinin zorunlu hale geldiğini vurguladı.
Bir ülkede kurulan sunucuların başka ülkelerdeki saldırganlar tarafından kullanılabildiği ve mağdurların farklı kıtalarda bulunabildiği belirtiliyor.
Bu yapı, soruşturmalarda birden fazla ülkenin banka kayıtlarına, internet servis sağlayıcılarına ve dijital delillere erişilmesini gerektiriyor.
Kritik altyapıya yönelik tehdit
ABD Adalet Bakanlığı, şüphelilerin faaliyetlerinin Amerikan kritik altyapısını hedef aldığını belirtti.
Kritik altyapı kavramı enerji, sağlık, finans, iletişim, ulaşım, eğitim ve kamu hizmetleri gibi toplumun kesintisiz işlemesi için gerekli sistemleri kapsıyor.
Bir hastanenin bilgisayar sistemine yönelik fidye yazılımı saldırısı hasta kayıtlarına erişimi engelleyebilir ve acil sağlık hizmetlerini aksatabilir.
Bir banka veya kamu kurumunun hedef alınması ise kişisel bilgilerin çalınmasına, ödemelerin durmasına veya geniş çaplı dolandırıcılığa yol açabilir.
Yetkililer, teknik altyapı sağlayan şirketlerin saldırıyı doğrudan gerçekleştirmese bile suçun devamlılığı açısından merkezi rol oynadığını savunuyor.
Bireyler ve şirketler için uyarı
FBI, olayın hem işletmeler hem de bireysel internet kullanıcıları için siber güvenlik uyarısı niteliği taşıdığını belirtti.
Kurum, siber suç ağlarının kişisel bilgileri ele geçirmek, satmak veya fidye talep etmek için sürekli yeni yöntemler geliştirdiğini vurguladı.
Kullanıcıların güçlü ve benzersiz parolalar oluşturması, mümkün olan hesaplarda iki aşamalı doğrulamayı etkinleştirmesi ve şüpheli e-postalardaki bağlantılara tıklamaması öneriliyor.
Şirketlerin ise düzenli veri yedeklemesi yapması, çalışanlarına kimlik avı eğitimi vermesi ve güvenlik sistemlerini güncel tutması önem taşıyor.
Fidye yazılımı saldırılarında çevrim dışı yedeklerin bulunması, kurumların suçlulara ödeme yapmadan sistemlerini yeniden kurabilmesine yardımcı olabiliyor.
ABD makamlarının açıkladığı suçlamalar, siber saldırıları gerçekleştiren kişiler kadar bu saldırılara teknik ve mali altyapı sağlayan şirketlerin de hedef alınacağını gösteriyor.
Soruşturmanın devam ettiği ve yeni şüpheliler ya da bağlantılı kuruluşlar hakkında ek suçlamaların gündeme gelebileceği belirtiliyor.

