Federal Sözleşmenin Sona Ermesiyle 26 Bin Göçmen Çocuk Hukuki Temsilini Kaybedebilir

Editör Ekibi

3 Ağustos 20265 dk okuma

Anasayfaya Dön
Federal sözleşmenin sona ermesiyle hukuki temsilini kaybetme riski yaşayan göçmen çocuklar

ABD’ye refakatsiz gelen çocuklara ücretsiz hukuki yardım sağlayan federal sözleşmenin yenilenmemesi, yaklaşık 26 bin çocuğu göçmenlik mahkemelerinde avukatsız kalma riskiyle karşı karşıya bıraktı. Hukuk kuruluşları, temsil edilmeyen çocukların büyük bölümünün sınır dışı edilebileceği uyarısında bulunuyor.

ABD’ye ebeveyni veya yasal vasisi olmadan giren yaklaşık 26 bin göçmen çocuk, federal hükümetin hukuki hizmet sözleşmesini yenilememesi nedeniyle bağımsız avukat desteğini kaybetme riskiyle karşı karşıya.

Refakatsiz çocuklara hukuki hizmet sağlayan kuruluşların temsilcilerine göre sözleşmenin sona ermesiyle birlikte bazı çocuklar göçmenlik mahkemelerinde kendi kendilerini savunmak zorunda kalabilir.

ABD’de yirmi yılı aşkın süredir refakatsiz çocuklara özel koruma sağlanıyor. Bu yaklaşım, çocukların insan kaçakçılığına, istismara ve sömürüye karşı daha savunmasız olduğu kabulüne dayanıyor.

Sınırı tek başına geçen çocuklar genellikle Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığına bağlı Mülteci Yerleştirme Ofisinin gözetimine alınıyor. Daha sonra çocukların ABD’de kendilerine bakabilecek bir ebeveyn, akraba veya başka bir uygun sponsorla eşleştirilmesi gerekiyor.

Kongre tarafından finanse edilen ve yaklaşık 100 hukuk kuruluşundan oluşan bir ağ, bu çocuklara gözetim altına girdikleri andan itibaren hukuki destek sağlıyordu. Hizmetler arasında çocukların haklarının anlatılması, göçmenlik durumlarının değerlendirilmesi ve mahkemelerde temsil edilmeleri bulunuyordu.

Ancak Mülteci Yerleştirme Ofisi, avukatların çocuklar hakkında talep edilen bazı bilgileri paylaşmayı reddetmesinin ardından kasım ayında hukuki hizmetler için ödeme yapmayı durdurdu.

Avukatlar, federal kurumun istediği bilgilerin avukat-müvekkil gizliliği kapsamında olduğunu ve izinsiz biçimde paylaşılmasının mesleki yükümlülüklerini ihlal edeceğini savunuyor.

Hizmet ağını yöneten kâr amacı gütmeyen Acacia Center for Justice, hükümetin daha önce yapılmış çalışmaların ödemesini, çocuklara ait gizli bilgilere ulaşmak için tuttuğunu ileri sürdü.

Kuruluşun federal hükümetle yaptığı yaklaşık 200 milyon dolarlık sözleşme cuma günü sona erdi ve yenilenmedi. Bu durumun ülke genelinde 24 binden fazla, bazı tahminlere göre ise yaklaşık 26 bin çocuğu etkilemesi bekleniyor.

New York eyaletinde yaklaşık 1.400 çocuğun, yalnızca New York kentinde ise 700’den fazla çocuğun hukuki temsilini kaybedebileceği bildiriliyor.

Galveston-Houston Immigrant Representation Project avukatlarından Alexa Sendukas, avukatsız kalan çocukların göçmenlik mahkemelerinde kendilerini temsil etmek zorunda kalabileceğini söyledi.

Sendukas’a göre bağımsız bir avukat tarafından temsil edilmeyen refakatsiz çocukların ABD’de kalma hakkı elde etme oranı yüzde 1’in altında bulunuyor.

Avukatlar, çocukların bir kısmının şiddet, istismar, insan kaçakçılığı veya başka tehlikelerden kaçarak ABD’ye geldiğini belirtiyor. Hukuki destek olmadan bu çocukların yararlanabilecekleri koruma yollarını bilmeleri veya gerekli belgeleri hazırlamaları son derece zor olabiliyor.

İnsan kaçakçılığı veya ağır istismar mağduru çocuklar, ABD göçmenlik hukukunda özel koruma seçeneklerinden yararlanabiliyor. Ancak bu hakların tespit edilmesi ve başvuruların doğru yapılması çoğu zaman uzman bir avukatın desteğini gerektiriyor.

Hukuk ağındaki avukatlar, yıllardır Mülteci Yerleştirme Ofisinin merkezlerine gelen çocuklara haklarını anlatan sunumlar yapıyor ve hangi hukuki hizmetlerden yararlanabileceklerini belirlemek için ilk değerlendirmeleri gerçekleştiriyordu.

Sözleşmenin sona ermesiyle bazı kuruluşların bu bilgilendirme ve değerlendirme hizmetlerini devam ettiremeyeceği belirtiliyor.

Hukuki hizmet sağlayıcıları, geçen yıl federal hükümetin ödenmeyen yaklaşık 65 milyon doları ödemesi ve hizmetleri finanse etmeye devam etmesi için dava açtı.

Kuruluşlar sekiz aydan uzun süredir ödeme alamadığı için bazıları çalışan sayılarını azaltmak zorunda kaldı. Amerikan Barolar Birliğine bağlı ProBAR, çocukların göçmenlik davalarına ayrılan finansmanın kesilmesi nedeniyle personelinin yüzde 20’sinden fazlasını işten çıkardığını açıkladı.

Federal hükümet, 29 Temmuz’da Acacia’ya yeni bir sözleşme üzerinde çalışıldığını ve farklı hukuki hizmet sağlayıcılarının seçilebileceğini bildirdi.

Ancak yeni sözleşmenin hangi kuruluşla yapılacağı, ne zaman başlayacağı ve mevcut çocuk dosyalarının nasıl devredileceği konusunda ayrıntı verilmedi.

Acacia yetkilileri, federal kurumun yönelttikleri sorulara yanıt vermediğini ve çocukların hukuki temsilinin geleceğine ilişkin ciddi belirsizlik bulunduğunu söyledi.

Mülteci Yerleştirme Ofisi ve Beyaz Saray, haberde yer alan iddialara ilişkin yorum taleplerine yanıt vermedi.

Federal verilere göre haziran ayında yaklaşık 1.800 refakatsiz çocuk Mülteci Yerleştirme Ofisinin gözetiminde bulunuyordu.

2008 tarihli federal yasa, kurumun çocukları ABD’de kendilerine bakabilecek uygun sponsorlarla mümkün olan en kısa sürede eşleştirmesini gerektiriyor.

Ancak çocukların sponsorlarına teslim edilmeden önce gözetim altında kaldıkları ortalama sürenin 194 güne ulaştığı bildirildi. Çocukları temsil eden avukatlar, bu sürenin olağan dışı derecede uzun olduğunu ve çocukların sağlık ve güvenliğine zarar verdiğini savunuyor.

Uzun gözetim süreleri, avukat desteğinin önemini daha da artırıyor. Hukuki temsilciler, çocukların sponsor işlemlerini takip edebiliyor, gözetim koşullarıyla ilgili sorunları gündeme getirebiliyor ve mahkeme başvurularını hazırlayabiliyor.

Sözleşme sona ermiş olsa da bazı avukatlar mevcut dosyaları hemen bırakmayacaklarını açıkladı.

Immigrant Defenders Law Center Hukuk Hizmetleri Direktörü Mickey Donovan, avukatların etik sorumlulukları gereği devam eden davalardan bir anda çekilemeyeceğini söyledi.

Donovan, ertesi gün duruşması bulunan bir çocuğun avukatının yalnızca hükümet ödeme yapmayı durdurduğu için mahkemeye gitmeme kararı alamayacağını belirtti.

Bazı hukuk kuruluşları, finansman olmamasına rağmen mahkemelerde çocukları temsil etmeye ve yeni gelen çocuklara mümkün olduğu ölçüde destek sağlamaya devam edeceklerini bildiriyor.

Ancak bu hizmetlerin bağışlar veya sınırlı kurumsal kaynaklarla ne kadar süre sürdürülebileceği bilinmiyor.

Federal hükümetin yeni sözleşmeyi hızla başlatmaması halinde, kuruluşların daha fazla personel çıkarması ve çocukların giderek daha büyük bölümünün avukatsız kalması beklenebilir.

Hukuk kuruluşları, göçmenlik mahkemelerinin ceza mahkemelerinden farklı olarak çocuklara otomatik biçimde ücretsiz avukat atamak zorunda olmadığını vurguluyor.

Bu nedenle küçük yaştaki çocuklar bile karmaşık göçmenlik yasaları, başvuru süreleri ve mahkeme prosedürleri karşısında kendi başlarına kalabiliyor.

Mevcut belirsizlik yalnızca gözetim altındaki yaklaşık 1.800 çocuğu değil, daha önce sponsorlarına teslim edilen ancak göçmenlik davaları devam eden binlerce çocuğu da etkiliyor.

Sonuç olarak federal sözleşmenin sona ermesi, refakatsiz göçmen çocukların hukuki haklara erişimi açısından ciddi bir boşluk yaratıyor. Yeni hizmet sağlayıcıları ve finansman modeli kısa sürede açıklanmazsa, binlerce çocuk güvenlik ve korunma taleplerini avukat desteği olmadan mahkemeye taşımak zorunda kalabilir.