ABD’de Ekonomik Karamsarlık Artıyor, Seçmenler Yaşam Maliyeti İçin Trump’ı Sorumlu Tutuyor
Editör Ekibi
23 Temmuz 2026 • 6 dk okuma

CNBC anketine göre seçmenlerin yüzde 61’i ekonomi konusunda karamsar. Gıda, sağlık, konut ve günlük harcamalardaki yüksek maliyetler, Trump yönetimine verilen desteği baskılıyor.
ABD’de borsa güçlü seyrini sürdürürken, enflasyon göstergelerinde iyileşme ve benzin fiyatlarında düşüş görülmesine rağmen seçmenlerin ekonomik geleceğe ilişkin endişeleri artıyor.
CNBC All-America Ekonomi Anketi’ne göre kayıtlı seçmenlerin yüzde 61’i hem ekonominin mevcut durumu hem de geleceği konusunda karamsar olduğunu belirtti. Bu oran, pandemi dönemindeki yüksek enflasyonun etkilerinin devam ettiği Aralık 2023’ten bu yana kaydedilen en yüksek seviye oldu.
Ekonomi konusunda iyimser olduğunu söyleyenlerin oranı ise yalnızca yüzde 25’te kaldı.
Ankete katılanların yüzde 41’i ekonomik koşulların daha da kötüleşmesini beklerken, yalnızca yüzde 29’u iyileşme öngörüyor.
Araştırma, ülke genelinde bin kayıtlı seçmenle yapıldı. Anketin hata payı artı veya eksi yüzde 3,1 olarak açıklandı.
Temel Harcamalar Bile Azaltılıyor
Yüksek fiyatların etkisi, yalnızca restoran, eğlence veya seyahat gibi isteğe bağlı harcamalarla sınırlı kalmıyor.
Seçmenlerin yüzde 47’si gıda ve sağlık hizmetleri gibi temel ihtiyaçlar için yaptığı harcamaları azalttığını bildirdi. Bu oran nisanda yapılan önceki ankete göre 6 puan yükseldi.
Katılımcıların yaklaşık üçte ikisi restoran, eğlence ve benzeri zorunlu olmayan harcamalarını kıstığını söyledi. Seyahatlerini azaltan ve kredi kartlarına daha fazla başvuran seçmenlerin oranında da artış görüldü.
Bu sonuçlar, ulusal perakende satış rakamlarında görülen sınırlı büyümeyle çelişiyor.
Anketi değerlendiren uzmanlara göre genel tüketim verileri, yüksek gelirli Amerikalıların harcamaları sayesinde güçlü görünüyor olabilir. Düşük ve orta gelirli aileler ise günlük ihtiyaçlarını karşılamak için giderek daha fazla tasarrufa yöneliyor.
Düşük Gelirliler Daha Fazla Etkileniyor
Geliri yıllık 30 bin doların altında olan Amerikalıların yüzde 60’ı temel ihtiyaç harcamalarını azalttığını belirtti.
Yıllık geliri 100 bin doların üzerinde olanlarda ise bu oran yüzde 35 olarak ölçüldü.
Bu fark, fiyat artışlarının toplumun farklı gelir gruplarını aynı ölçüde etkilemediğini gösteriyor.
Düşük gelirli aileler bütçelerinin daha büyük bölümünü gıda, kira, sağlık ve enerji gibi zorunlu giderlere ayırdığı için fiyat artışlarına karşı daha savunmasız durumda bulunuyor.
Benzin fiyatlarının son haftalarda düşmesi de seçmenlerin genel ekonomik algısını değiştirmeye yetmedi.
Anketi hazırlayan uzmanlar, Amerikalıların birçok ürün ve hizmet için bir buçuk veya iki yıl öncesine kıyasla hâlâ çok daha fazla ödeme yaptığını ve kısa süreli fiyat düşüşlerinin geçmiş kayıpları telafi etmediğini belirtiyor.
Trump’ın Ekonomi Yönetimine Destek Düşük
Anket sonuçlarına göre Başkan Donald Trump’ın genel görev onay oranı yüzde 40 seviyesinde kaldı. Seçmenlerin yüzde 59’u Trump’ın başkanlık performansını onaylamadığını söyledi.
Trump’ın ekonomi yönetimini onaylayanların oranı yüzde 38 olurken, onaylamayanların oranı yüzde 60’a ulaştı.
Bu sonuçla Trump’ın ekonomi konusundaki net onay oranı eksi 22 puana geriledi. Ankete göre bu, Trump’ın siyasi kariyerindeki en düşük ekonomi değerlendirmelerinden biri oldu.
Enflasyon ve yaşam maliyetleri konusunda tablo daha da olumsuz.
Seçmenlerin yalnızca yüzde 31’i Trump’ın enflasyon ve yaşam maliyetleriyle mücadelesini onaylarken, yüzde 68’i başarısız bulduğunu belirtti.
Gıda Fiyatları En Önemli Sorun
Ankette seçmenlere ülkenin karşı karşıya olduğu en önemli siyasi ve ekonomik sorunlar da soruldu.
Gıda ve market fiyatları, birçok seçmen grubu için en önemli sorun olarak öne çıktı.
Kadınlar, bağımsız seçmenler, Demokratlar, beyaz seçmenler, azınlık grupları ve neredeyse tüm gelir seviyelerindeki katılımcılar gıda maliyetlerini öncelikli konu olarak gösterdi.
Demokrat Parti, gıda ve market fiyatlarını yönetme konusunda Cumhuriyetçilerin 7 puan önünde yer aldı.
Demokratlar ayrıca “demokrasiyi koruma” başlığında 3 puanlık, konut politikalarında 6 puanlık ve sağlık hizmetlerinin maliyetinde 18 puanlık üstünlük elde etti.
Cumhuriyetçiler Göç Konusunda Önde
Cumhuriyetçi Parti’nin en güçlü olduğu alan ise göçmenlik ve sınır güvenliği oldu.
Seçmenler, bu konuda Cumhuriyetçilere Demokratlardan 22 puan daha fazla güvendi. Bu fark, ankette yer alan 10 konu arasındaki en büyük parti avantajı oldu.
Cumhuriyetçiler, göçmenlik ve sınır güvenliğini en önemli sorun olarak gören tek büyük seçmen grubu olarak öne çıktı.
Bu tablo, ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçilerin ekonomi alanında zorlanmasına rağmen göçmenlik üzerinden seçmen desteğini koruyabileceğini gösteriyor.
Genç Seçmenlerin Önceliği Konut
18-34 yaş arasındaki seçmenler için en önemli sorun konut maliyetleri oldu.
Bu yaş grubundaki katılımcıların yüzde 46’sı konutu büyük bir sorun olarak tanımladı. Gıda fiyatları ise yüzde 33 ile ikinci sırada kaldı.
Yüksek mortgage faizleri, kira artışları ve ev fiyatlarının gelirlerden daha hızlı yükselmesi, gençlerin ev sahibi olmasını veya uygun fiyatlı kiralık konut bulmasını giderek zorlaştırıyor.
Bu nedenle konut politikalarının ara seçimlerde genç seçmenlerin tercihlerinde belirleyici olması bekleniyor.
Demokratların Avantajı Sınırlı Kaldı
Trump’ın ekonomi, enflasyon ve İran savaşı konularındaki düşük destek oranlarına rağmen Demokratların Kongre seçimlerindeki üstünlüğü sınırlı kaldı.
Hangi partinin Kongre’yi kontrol etmesi gerektiği sorusunda Demokratlar yalnızca 4 puan önde çıktı. Bu fark nisanda yapılan önceki ankete göre değişmedi.
Anketi değerlendiren uzmanlar, seçmenlerin partilerine güçlü biçimde bağlı kaldığını ve ekonomik memnuniyetsizliğin büyük çaplı bir siyasi yön değişikliğine henüz yol açmadığını belirtiyor.
Her iki partinin seçmenleri de önceki ankete göre kendi adaylarını destekleme konusunda daha kararlı hale geldi. Bu artışlar birbirini dengelediği için genel seçim tablosunda önemli bir değişiklik oluşmadı.
Aşırı Siyasi Kimliklere Destek Düşük
Seçmenler, her iki partinin daha uç kanatlarında konumlanan adaylara da mesafeli yaklaşıyor.
Katılımcıların yüzde 50’si demokratik sosyalist olarak tanımlanan bir adayı destekleme ihtimalinin düşük olduğunu söyledi. Böyle bir adayı destekleyebileceğini belirtenlerin oranı yüzde 32 oldu.
Trump’ın açık desteğini alan bir adaya oy verme ihtimalinin düşük olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 52’ye ulaştı.
Kendisini MAGA adayı olarak tanımlayan siyasetçilere karşı tutum daha da olumsuzdu. Seçmenlerin yüzde 57’si böyle bir adayı destekleme ihtimalinin düşük olduğunu belirtti.
İran Savaşına Destek de Azalıyor
Anket, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü askeri operasyonlara yönelik desteğin de gerilediğini gösterdi.
Katılımcıların yüzde 48’i İran’ın nükleer silah geliştirme kapasitesini engellemek amacıyla yapılan askeri müdahalenin buna değer olduğunu düşündüğünü söyledi. Bu oran nisanda yüzde 53 seviyesindeydi.
Operasyonun buna değmediğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 44’ten yüzde 50’ye yükseldi.
Trump’ın İran savaşını yönetme biçimini onaylayanların oranı yüzde 35, onaylamayanların oranı yüzde 63 oldu.
Trump’a güçlü destek veren MAGA Cumhuriyetçiler arasında İran politikasına destek yüzde 86’ya ulaşırken, MAGA çizgisinde olmayan Cumhuriyetçiler arasında destek yüzde 50’nin altında kaldı.
Ekonomi Ara Seçimlerin Belirleyici Konusu Olabilir
Anket, borsa performansı veya resmi enflasyon verilerindeki iyileşmenin seçmenlerin günlük hayatında henüz hissedilmediğini gösteriyor.
Amerikalılar ekonomiyi market faturası, kira, mortgage ödemesi, sağlık giderleri ve kredi kartı borçları üzerinden değerlendiriyor.
Bu nedenle ekonomik göstergelerdeki sınırlı iyileşmeler seçmen algısını değiştirmeye yetmiyor.
Ara seçimlere yaklaşık beş ay kala Demokratlar ekonomik memnuniyetsizlikten sınırlı bir avantaj elde etmiş durumda. Ancak Cumhuriyetçilerin göçmenlik ve sınır güvenliğindeki güçlü konumu, seçim mücadelesinin tek bir konu üzerinden şekillenmeyeceğini gösteriyor.
Kasım seçimlerine kadar gıda, konut ve sağlık maliyetlerinde belirgin bir iyileşme görülmemesi halinde, yaşam maliyetleri hem Trump yönetimi hem de Kongre’deki Cumhuriyetçiler için en önemli siyasi risklerden biri olmaya devam edecek.

