ABD’de Su Sistemlerini Hedef Alan Siber Saldırılar En Az Yedi Eyalete Yayıldı
Editör Ekibi
3 Ağustos 2026 • 4 dk okuma

Michigan ve Minnesota dahil en az yedi eyalette su altyapılarına yönelik siber saldırılar tespit edildi. Yetkililer içme suyunun güvenli olduğunu belirtirken, İran bağlantısı üzerinde durulan soruşturmanın henüz kesinleşmediğini açıkladı.
ABD’de belediyelere ait su sistemlerini hedef alan siber saldırıların kapsamı genişliyor. Federal yetkililer, en az yedi eyalette saldırı tespit edildiğini ve bazı tesislerin normal çalışma düzeninin bozulduğunu açıkladı.
Saldırılardan etkilenen eyaletlerin tamamı kamuoyuna açıklanmadı. Ancak Minnesota’nın ardından Michigan yönetimi de bazı belediyelere ait su sistemlerinde şüpheli faaliyet tespit edildiğini doğruladı.
Michigan yetkilileri, dokuz belediye su sisteminin sorun bildirdiğini açıkladı. Minnesota’da ise yaklaşık üç düzine belediyenin hedef alındığı belirtiliyor.
Şu ana kadar içme suyunun içeriğinin değiştirildiğine, kirletildiğine veya güvensiz hale getirildiğine ilişkin bir bulgu bulunmuyor. Etkilenen sistemlerin güvenli biçimde çalışmaya devam ettiği ve halk sağlığı açısından bilinen bir tehlike oluşmadığı bildirildi.
Bununla birlikte saldırılar, su kalitesini izlemek ve ayarlamak için kullanılan bilgisayar sistemlerini hedef aldı. Bu sistemler kimyasal arıtma seviyelerini, su basıncını, pompaları ve diğer endüstriyel işlemleri kontrol edebiliyor.
Uzmanlar, bu tür sistemlere izinsiz erişimin teorik olarak su basıncının bozulmasına, arıtma işlemlerinin aksamasına veya kimyasal seviyelerin yanlış ayarlanmasına yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Federal Soruşturma Bürosu ile Çevre Koruma Ajansı tarafından yayımlanan ortak uyarıda, pazartesi gününden itibaren en az yedi eyaletin saldırı bildirdiği ve bazı olayların su tesislerinin çalışmasını aksattığı belirtildi.
ABD Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı da saldırganların küçük veya büyük ayrımı yapmadan farklı ölçekteki su tesislerini hedef aldığını açıkladı.
Kurum, saldırıların bazı bölgelerde suyun kaynatılarak tüketilmesi yönünde uyarılar verilmesine ve tesislerin uzun süre manuel olarak işletilmesine neden olduğunu bildirdi.
Manuel çalışma yöntemleri sayesinde suyun akışı şimdilik sürdürülebiliyor. Ancak özellikle küçük belediyelerde eski ve internete açık kontrol sistemlerinin kullanılması, altyapının saldırılara karşı kırılganlığını artırıyor.
Federal kurumlar, su tesislerine savunmasız kontrol cihazlarını internetten ayırmaları, yazılım güncellemelerini yüklemeleri ve uzaktan erişim sistemlerini daha sıkı biçimde korumaları tavsiyesinde bulundu.
Saldırıların arkasında kimin bulunduğu henüz kesin olarak belirlenmedi. Yetkililer, İran’ın en güçlü şüpheli olduğunu ancak soruşturmanın ilk aşamada bulunduğunu ve kesin adli bilişim kanıtına henüz ulaşılmadığını belirtiyor.
Siber saldırıların kaynağını kesin biçimde belirlemek çoğu zaman aylar sürebiliyor. Saldırganların başka ülkelerdeki sunucuları, ele geçirilmiş cihazları veya sahte dijital izleri kullanması soruşturmaları zorlaştırıyor.
Yetkililerin İran üzerinde yoğunlaşmasının nedenlerinden biri, saldırılarda belirgin bir mali kazanç amacı görülmemesi. Fidye veya para talebi bulunmaması, saldırıların sıradan bir siber suç şebekesi yerine devlet bağlantılı aktörler tarafından gerçekleştirilmiş olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın ardından İran bağlantılı grupların ABD, İsrail ve Orta Doğu’daki hedeflere yönelik siber faaliyetlerini artırdığı belirtiliyor.
İran bağlantılı bilgisayar korsanları geçmişte de ABD’deki su tesislerini ve diğer kritik altyapıları hedef almıştı. Sektörde tehdit bilgisi paylaşan bir kuruluşun değerlendirmesi de son saldırıların İran bağlantılı grupların bilinen yöntemleriyle örtüştüğünü bildirdi.
Siber güvenlik uzmanları, saldırıların belirli şehirleri önceden seçmekten çok, internete açık ve savunmasız sistemleri otomatik olarak tarayan fırsatçı bir yöntemle gerçekleştirilmiş olabileceğini düşünüyor.
Bu durumda aynı kontrol sistemlerini kullanan ve gerekli güvenlik önlemlerini almayan çok sayıda su tesisinin risk altında olabileceği belirtiliyor.
Minnesota’nın Braham kentinde saldırıdan etkilenen su sistemlerinden birini yöneten yerel yetkililer, FBI ve eyalet kurumlarından saldırının İran bağlantılı olabileceğine ilişkin bilgiler aldıklarını söyledi.
Braham Belediye Başkanı Nate George, teknik açıkların kapatılması ve sistemlerin daha güvenli hale getirilmesi için federal ve eyalet kurumlarından yönlendirme aldıklarını belirtti.
George, küçük belediyelerin altyapılarını yenilemekte zorlandığına dikkat çekti. Gelişmiş siber güvenlik sistemleri ve yeni kontrol ekipmanlarının yüksek maliyetinin küçük kent bütçeleri için önemli bir engel oluşturduğunu ifade etti.
Başkan Donald Trump ise İran’ın saldırılardan sorumlu olduğuna ilişkin değerlendirmelere şüpheyle yaklaştı ve Minnesota’yı suçlayan bir açıklama yaptı.
Minnesota Valisi Tim Walz, bu açıklamayı reddederek olayların modern savaş yöntemlerinin bir örneği olduğunu savundu.
Trump’ın sözlerinin ardından federal yetkililer, İran’ın hâlâ başlıca şüpheli olduğunu ancak değerlendirmenin kesinleşmediğini özel olarak yineledi.
Saldırılar, ABD’nin kritik altyapısının siber tehditlere karşı ne kadar hazırlıklı olduğu tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Su tesisleri, enerji şebekeleri, hastaneler ve ulaşım sistemleri gibi altyapılar, günlük yaşam için vazgeçilmez olmalarına rağmen eski teknolojiler kullanabiliyor.
Özellikle küçük belediyelerde bilgi teknolojileri ekiplerinin sınırlı olması, güvenlik güncellemelerinin gecikmesine ve internete açık cihazların yeterince korunmamasına neden olabiliyor.
Uzmanlar, saldırıların şu ana kadar ciddi bir sağlık krizine yol açmamış olmasının tehdidin küçümsenmemesi gerektiğini vurguluyor. Endüstriyel kontrol sistemlerine yapılan müdahaleler, doğru şekilde gerçekleştirilirse doğrudan fiziksel sonuçlar yaratabilir.
Federal kurumların önceliği, etkilenen tesisleri belirlemek, saldırganların sistemlerdeki erişimini kesmek ve aynı güvenlik açıklarını kullanan yeni saldırıları önlemek olacak.
İçme suyunun güvenliğinde herhangi bir değişiklik olması halinde yerel yetkililerin kaynatma uyarıları veya kullanım sınırlamaları yayımlaması bekleniyor. Halkın bu süreçte yalnızca resmî eyalet ve belediye duyurularını takip etmesi öneriliyor.
Mevcut bilgiler, saldırıların su kaynaklarını doğrudan kirlettiğini göstermiyor. Ancak olayların birden fazla eyalete yayılması, yabancı aktörlerin ABD’deki temel kamu hizmetlerini hedef alma kapasitesine ilişkin kaygıları artırıyor.
Sonuç olarak saldırılar şimdilik su dağıtımında geniş çaplı bir kesintiye yol açmamış olsa da, ABD’deki su altyapılarının daha güçlü siber güvenlik önlemlerine ve ciddi yatırım ihtiyacına sahip olduğunu ortaya koyuyor.

