ABD’de Tüketiciler Market, Kira ve Sağlık Giderleri İçin “Şimdi Al, Sonra Öde” Sistemlerine Yöneliyor
Editör Ekibi
22 Temmuz 2026 • 7 dk okuma

Artan yaşam maliyetleri ve yüksek kredi kartı borçları, Amerikalıları temel ihtiyaçlarını kısa vadeli taksitli ödeme sistemleriyle karşılamaya yöneltiyor. Ancak geç ödemeler, ek ücretler ve yüksek faizler küçük borçların hızla büyümesine neden olabiliyor.
ABD’de giderek daha fazla tüketici, market alışverişi, kira, sağlık hizmetleri ve elektrik faturaları gibi temel giderlerini karşılamak için “şimdi al, sonra öde” sistemlerini kullanıyor.
Geçmişte ağırlıklı olarak giyim, elektronik ve diğer isteğe bağlı alışverişlerde kullanılan bu kısa vadeli finansman yöntemi, artan yaşam maliyetleri nedeniyle günlük ihtiyaçların karşılanmasında da yaygınlaşmaya başladı.
ABD Merkez Bankası tahminlerine göre “şimdi al, sonra öde” şirketleri 2025 yılında yaklaşık 157 milyar dolarlık tüketici kredisi kullandırdı. Bu rakam 2024 yılında yaklaşık 116 milyar dolardı.
Bir yıl içinde yaklaşık 41 milyar dolarlık artış yaşanması, tüketicilerin kısa vadeli taksitli ödeme seçeneklerine giderek daha fazla yöneldiğini gösteriyor.
Amerikalıların yüzde 44’ü yeni kredi kullanmayı düşünüyor
LendingTree tarafından temmuz ayı başında 2 bin tüketiciyle yapılan ankete göre Amerikalıların yüzde 44’ü önümüzdeki altı ay içinde en az bir “şimdi al, sonra öde” kredisine başvurmayı planlıyor.
Katılımcıların yüzde 13’ü ise aynı dönemde üç veya daha fazla taksitli kredi kullanmayı düşündüğünü belirtti.
Bu sonuçlar, sistemin yalnızca tek seferlik büyük alışverişler için değil, düzenli nakit akışı sorunlarını gidermek amacıyla da kullanıldığını ortaya koyuyor.
Uzmanlar, aynı anda birden fazla taksit planına sahip olmanın ödeme tarihlerini takip etmeyi zorlaştırabileceği ve borçların birikmesine neden olabileceği uyarısında bulunuyor.
Market alışverişinde kullanım iki katına çıktı
LendingTree’nin mart ayında yaptığı ayrı bir araştırmaya göre “şimdi al, sonra öde” hizmetlerini kullananların yüzde 29’u bu sistemi market alışverişlerinde kullandı.
2024 yılında bu oran yüzde 14 seviyesindeydi. Böylece market alışverişinde kısa vadeli kredi kullanımı yaklaşık iki katına çıktı.
Kullanıcıların yüzde 18’i araç tamiri veya bakım giderlerini, yüzde 13’ü ise kira ödemelerini bu sistemlerle karşıladığını söyledi.
Tüketici hakları kuruluşu Protect Borrowers tarafından yapılan başka bir araştırmada ise kullanıcıların yüzde 42’si sağlık veya diş tedavisi masrafları, yüzde 39’u da elektrik, su veya diğer temel faturalar için bu tür kredilere başvurduğunu belirtti.
Bu veriler, taksitli ödeme sistemlerinin artık lüks veya isteğe bağlı harcamalardan çok temel yaşam giderleriyle ilişkilendirildiğini gösteriyor.
Kredi kartı borcu 1,25 trilyon dolara çıktı
Tüketicilerin bu sistemlere yönelmesinin önemli nedenlerinden biri, kredi kartı borçlarının ve faizlerinin yüksek seviyelere ulaşması.
New York Federal Rezerv Bankası verilerine göre ABD’de toplam kredi kartı borcu yılın ilk çeyreğinde 1,25 trilyon dolara yükseldi. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,9 artış anlamına geliyor.
Kâr amacı gütmeyen kredi danışmanlığı kuruluşu Money Management International’ın Üst Yöneticisi Jim Triggs, birçok tüketicinin kredi kartı limitlerini tamamen kullandıktan sonra “şimdi al, sonra öde” hizmetlerine yöneldiğini söyledi.
Triggs’e göre bazı kişiler için bu sistemler tercih olmaktan çıkıp market veya fatura ödemek için kullanılabilen son finansman seçeneğine dönüşmüş durumda.
Sağlık krizi borç döngüsünü başlattı
Baltimore’da yaşayan 40 yaşındaki Ashley Reed’in yaşadıkları, tüketicilerin neden bu yöntemlere yöneldiğini gösteriyor.
Reed, annesinin birlikte çıktıkları bir seyahat sırasında beyin anevrizması geçirmesinin ardından otel, ulaşım ve bakım giderlerini kredi kartlarıyla karşılamaya çalıştı.
Yalnızca ambulansla nakil masrafının yaklaşık 2 bin 500 dolar olduğunu belirten Reed, annesinin Baltimore’a geri götürülmesi ve yanında kalabilmek için yaptığı harcamalar nedeniyle kredi kartlarının tamamını kullandı.
Tam zamanlı olarak eğitim destek personeli, yarı zamanlı olarak da radyoloji asistanı olarak çalışan Reed, kredi kartı limitleri dolduktan sonra market alışverişi dahil günlük giderleri için “şimdi al, sonra öde” hizmetlerine yöneldi.
Reed bugüne kadar ödemelerini geciktirmediğini ancak sistemden çıkmakta zorlandığını söyledi. Bir borcu kapattığında yeni bir masrafın ortaya çıktığını ve kendisini bitmeyen bir döngünün içinde hissettiğini belirtti.
En yaygın model dört taksit
“Şimdi al, sonra öde” sistemlerinin en yaygın biçimi, satın alma tutarının dört takside bölündüğü model.
Tüketici genellikle alışveriş sırasında toplam tutarın yüzde 25’ini ödüyor. Kalan üç ödeme ise yaklaşık altı hafta içinde eşit taksitlerle tahsil ediliyor.
Bu planların çoğunda ödeme zamanında yapıldığı sürece faiz uygulanmıyor.
Ancak bazı sağlayıcılar beş taksitli, altı ila sekiz haftaya yayılan veya daha uzun vadeli planlar sunuyor. Bu ürünlerde faiz ve ek finansman ücretleri uygulanabiliyor.
Tüketiciler aynı anda farklı sağlayıcılardan birden fazla plan kullandığında, iki haftada bir yapılan ödemeler kısa sürede bütçenin önemli bölümünü kaplayabiliyor.
Kullanıcıların yüzde 47’si ödemeyi geciktirdi
Kısa vadeli görünmesine rağmen bu kredilerin geri ödenmesi birçok kişi için zorlaşıyor.
LendingTree’nin mart ayı araştırmasına göre kullanıcıların yüzde 47’si geçen yıl en az bir “şimdi al, sonra öde” ödemesini geç yaptı.
2024 yılında bu oran yüzde 34 seviyesindeydi.
Bir yıl içinde yaşanan belirgin artış, tüketicilerin giderek daha fazla ödeme güçlüğü çektiğine işaret ediyor.
Gecikmiş ödemeler yeni ücretlere, hesapların askıya alınmasına veya borcun tahsilat kuruluşlarına devredilmesine yol açabiliyor.
Bazı sağlayıcılar ödeme geçmişini kredi raporlama kuruluşlarına bildirirken bazıları bildirmiyor. Bu nedenle gecikmenin kredi puanına etkisi kullanılan şirkete ve ürün türüne göre değişebiliyor.
Faizli kredilerin payı hızla arttı
Protect Borrowers tarafından hazırlanan rapora göre faiz uygulanan taksitli krediler, 2026 yılında toplam “şimdi al, sonra öde” kredilerinin yüzde 37’sinden fazlasını oluşturdu.
Bu oran 2021’deki seviyenin yaklaşık iki katına karşılık geliyor.
Sistemin faizsiz kısa vadeli ödeme modeli olarak tanıtılmasına rağmen faizli ürünlerin payının artması, tüketicilerin daha uzun vadeli ve pahalı borçlara yöneldiğini gösteriyor.
Bazı hizmetlerde faiz ve finansman ücretlerinin yıllık yüzde 36’ya kadar çıkabildiği belirtiliyor.
Geç ödeme ücretleri ise her kaçırılan taksit için 7 ila 8 dolar arasında değişebiliyor.
Küçük borçlar hızla büyüyebilir
Protect Borrowers Üst Yöneticisi Mike Pierce, faiz ve gecikme ücretlerinin küçük tutarlı bir krediyi yüksek maliyetli kısa vadeli borca dönüştürebileceğini söyledi.
Pierce, art arda uygulanan gecikme ücretleri hesaba katıldığında bazı kredilerin gerçek yıllık maliyetinin yüzde 100 veya daha yüksek bir seviyeye ulaşabileceğini belirtti.
Örneğin düşük tutarlı bir market alışverişinde iki veya üç taksidin gecikmesi, ana borca kıyasla oldukça yüksek ek ücret oluşmasına neden olabilir.
Tüketicinin başka taksitli planları da bulunuyorsa, bu ek ücretler yeni bir borçlanma ihtiyacı doğurabilir.
Uzmanlar bu süreci, eski borcu ödemek için yeni kredi kullanılmasıyla büyüyen bir borç döngüsü olarak tanımlıyor.
Sektör temsilcileri sistemi savunuyor
Finans teknolojisi şirketleri ise bu hizmetlerin tüketicilere bütçe esnekliği sağladığını savunuyor.
Amerikan Finansal Teknoloji Konseyi Üst Yöneticisi Phil Goldfeder, tüketicilerin açık ve anlaşılır koşullara sahip zamana yayılan ödeme seçeneklerini giderek daha fazla tercih ettiğini söyledi.
Finansal Teknoloji Derneği sözcüsü Miranda Margowsky de bir alışverişin bedelini sıfır veya düşük faizle dört takside bölmenin mali risk değil, akıllı para yönetimi olduğunu savundu.
Sektör temsilcilerine göre bu sistemler, kredi kartlarına kıyasla daha kısa vadeli ve ödemesi daha kolay ürünler sunabiliyor.
Ancak tüketici savunucuları, sistemin yalnızca ödemeler zamanında yapıldığında düşük maliyetli olduğunu ve finansal sıkıntı yaşayan kişilerin gecikme riskinin daha yüksek bulunduğunu belirtiyor.
Günlük ihtiyaçların borçla karşılanması endişe yaratıyor
Market, kira, sağlık ve faturaların taksitli krediyle ödenmesi, hane bütçelerindeki mali baskının arttığını gösteriyor.
Tüketiciler bir defaya mahsus büyük harcamalar yerine düzenli olarak tekrarlanan giderleri borçla karşıladığında, takip eden ayların gelirini önceden kullanmış oluyor.
Örneğin market alışverişi için alınan altı haftalık bir kredi henüz kapanmadan yeni haftanın gıda giderleri ortaya çıkabiliyor.
Bu durum, her ay yeni bir ödeme planı açılmasına ve aynı anda çok sayıda taksidin devam etmesine neden olabiliyor.
Gelirde yaşanan küçük bir düşüş, beklenmedik araç tamiri veya sağlık gideri bile tüm ödeme düzenini bozabiliyor.
Kullanmadan önce nelere dikkat edilmeli?
Uzmanlar, “şimdi al, sonra öde” sistemini kullanan tüketicilerin toplam borçlarını ve tüm ödeme tarihlerini tek bir yerde takip etmesini öneriyor.
Birden fazla sağlayıcı kullanılması halinde her bir uygulamadaki borç tutarı, ödeme tarihi, faiz ve gecikme ücretlerinin ayrı ayrı kontrol edilmesi gerekiyor.
Otomatik ödeme kullanılması gecikme riskini azaltabilir. Ancak banka hesabında yeterli para bulunmaması halinde hesap aşımı ücreti veya başarısız ödeme cezası doğabilir.
Tüketicilerin satın alma işlemini tamamlamadan önce şu noktaları kontrol etmesi önem taşıyor:
- Toplam geri ödeme tutarı
- Faiz oranı ve finansman ücreti
- Gecikme halinde uygulanacak ceza
- Ödemenin kredi kuruluşlarına bildirilip bildirilmediği
- İade durumunda taksitlerin nasıl iptal edileceği
- Aynı dönemde devam eden diğer kredi ve taksitler
Temel bir ihtiyacın ancak yeni borç alınarak karşılanabilmesi, daha kapsamlı bir bütçe veya borç sorununun işareti olabilir.
Kredi danışmanlığı seçeneği
Kredi kartı ve kısa vadeli taksit borçlarını ödemekte zorlanan tüketiciler, kâr amacı gütmeyen kredi danışmanlığı kuruluşlarından destek alabilir.
Bu kuruluşlar gelir, gider ve toplam borcu inceleyerek ödeme planı hazırlanmasına yardımcı olabiliyor.
Bazı durumlarda kredi kartı şirketleriyle daha düşük faiz veya düzenli ödeme planı konusunda görüşme yapılabiliyor.
Uzmanlar, tüketicilerin eski borcu kapatmak için sürekli yeni kredi kullanmasının sorunu çözmediğini, yalnızca ileri bir tarihe taşıdığını vurguluyor.
“Şimdi al, sonra öde” sistemleri doğru ve sınırlı kullanıldığında kısa vadeli bütçe esnekliği sağlayabilir. Ancak market, kira ve sağlık gibi temel giderlerin sürekli olarak bu yöntemle ödenmesi, hanelerin gelirlerinin günlük yaşam maliyetlerini karşılamakta yetersiz kaldığını gösteriyor.
Gecikme oranları ve faizli kredi kullanımının artması, bu sistemlerin önümüzdeki dönemde tüketici borçluluğunda daha büyük bir risk alanına dönüşebileceğine işaret ediyor.

