Uzayan Vize Süreçleri Yabancı Sanatçıları ABD Turnelerinden Vazgeçiriyor

Editör Ekibi

22 Temmuz 20268 dk okuma

Anasayfaya Dön
Uzayan vize süreçleri yabancı sanatçıların ABD turnelerini iptal etmesine yol açıyor

ABD’de uluslararası sanatçılar için vize başvurularının bir yılı aşması, artan ücretler ve sınırdaki belirsizlikler turne iptallerini artırıyor. Bu durum sanatçıların yanı sıra konser salonları, festivaller, organizatörler ve izleyiciler için de mali ve kültürel kayıplara yol açıyor.

ABD’de sahne almak isteyen yabancı müzisyenler, dansçılar, tiyatro sanatçıları, komedyenler ve görsel sanatçılar giderek daha zor, pahalı ve belirsiz bir vize süreciyle karşı karşıya kalıyor.

Sanat dünyası temsilcilerine göre işlem sürelerinin uzaması, konsolosluk görüşmelerindeki yığılma, yükselen başvuru ücretleri ve sınır girişlerinde artan denetimler nedeniyle bazı sanatçılar ABD turnelerini iptal ediyor veya ülkeye hiç gelmemeyi tercih ediyor.

Bu gelişme, Amerikan izleyicilerinin uluslararası sanatçılara erişimini azaltırken konser salonları, festivaller, üniversiteler ve bağımsız organizatörler açısından da önemli mali kayıplar yaratıyor.

İlk aşama yüzlerce sayfalık başvuru

ABD’de çalışmak isteyen yabancı bir sanatçının öncelikle ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetlerine ayrıntılı bir başvuru dosyası sunması gerekiyor.

Bu dosyalarda sanatçının mesleki başarılarını kanıtlayan basın haberleri, ödüller, diğer sanatçılardan alınan referans mektupları, salon ve festival sözleşmeleri, ayrıntılı turne programları ve sanatçının alanında tanınmış olduğunu gösteren belgeler bulunuyor.

Kültürel açıdan özgün gruplar genellikle P-3 vizesine, olağanüstü yetenek veya başarıya sahip bireysel sanatçılar ise O-1 vizesine başvuruyor.

Başvurunun federal göçmenlik kurumu tarafından onaylanması ise sürecin yalnızca ilk adımını oluşturuyor.

İşlem süreleri bir yılı aşıyor

Sanatçı ve göçmenlik avukatlarına göre göçmen olmayan sanatçı vizelerinin değerlendirilmesi geçmişte yaklaşık iki ila dört ay sürüyordu.

Pandemi döneminde oluşan başvuru birikiminin ardından işlem süreleri uzamaya başladı. Trump yönetimi döneminde göçmenlik politikalarının sıkılaştırılmasıyla birlikte bekleme sürelerinin daha da arttığı belirtiliyor.

P tipi sanatçı vizesi başvurularının ortalama değerlendirme süresi yaklaşık 11,5 aya ulaştı. Olağanüstü yetenek sahibi sanatçılara verilen O-1 vizesinde ise süre bir yılın üzerine çıktı.

Sorunun önemli bir bölümü, federal makamların bazı O vizesi başvurularını etkinlik tarihinden bir yıldan daha erken kabul etmemesinden kaynaklanıyor.

Bu durum sanat sektörünün çalışma biçimiyle uyuşmuyor. Konserler, festivaller ve turneler çoğu zaman bir yıldan daha kısa sürede planlanıyor ve sanatçının aylar öncesinden sözleşme imzalaması gerekiyor.

Hızlandırılmış işlem neredeyse zorunlu

Bir yıl bekleyemeyen sanatçılar için hızlandırılmış işlem seçeneği bulunuyor.

Ancak bu hizmetin ücreti başvuru başına 2.965 dolara ulaşıyor. Göçmenlik avukatları, belirlenmiş turne tarihlerini kaçırmak istemeyen sanatçılar için bu ödemenin fiilen zorunlu hale geldiğini söylüyor.

Başvuru ücreti dışında avukatlık, seyahat, konaklama, konsolosluk görüşmesi ve belge hazırlama masrafları da bulunuyor.

Sanatçılara vize süreçlerinde hukuki destek sağlayan Tamizdat adlı kuruluşun yöneticisi Matthew Covey, geçmişte başa baş sonuçlanabilecek küçük turnelerin artık zarar eden projelere dönüştüğünü belirtiyor.

Covey’e göre birçok yabancı sanatçı, ABD turnesinin toplam maliyetinin elde edilecek geliri aşması nedeniyle başvuru yapmaktan vazgeçiyor.

İsveçli grup turneden zarar etti

İsveçli folk a cappella grubu Kongero’nun yaşadığı süreç, sanatçıların karşılaştığı sorunlara örnek gösteriliyor.

Grubun organizatörü, kültürel açıdan özgün sanatçılar için verilen P-3 vizesine başvurdu ve gerekli belgeleri ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetlerine sundu.

Kongero, turne tarihlerini kaçırmamak için hızlandırılmış işlem ücretini ödedi. Ancak grup üyelerine talep ettikleri bir yıllık giriş süresi yerine yalnızca iki aylık izin verildi.

Bu karar nedeniyle grubun 2026 yaz, sonbahar ve kış aylarında planlanan ABD gösterileri iptal edildi.

Grup üyelerinden Emma Björling, ayrıca yeni getirilen yüz yüze konsolosluk görüşmesi şartı nedeniyle Kanada’dan İsveç’e dönmek ve ardından tekrar Kuzey Amerika’ya uçmak zorunda kaldı.

Bu gecikme nedeniyle iki aylık turnenin ilk haftasını kaçıran Björling, grubun ABD turnesinin yaklaşık 8 bin dolar zararla sonuçlandığını söyledi.

Kongero, artan maliyetler ve yaşanan stres nedeniyle 2026 yılında ABD’ye dönmeme kararı aldı.

Konsolosluk görüşmeleri aylar sürebiliyor

Federal göçmenlik kurumu başvuruyu onayladıktan sonra her sanatçının yaşadığı ülkedeki ABD konsolosluğunda ayrı ayrı vize görüşmesine katılması gerekiyor.

Vizeyi nihai olarak ABD Dışişleri Bakanlığı veriyor.

Ancak birçok ülkede konsolosluk görüşmesi için aylarca beklemek gerekebiliyor. Sanatçıların görüşmeyi kaçırması halinde yeni bir tarih bulması turne takvimini tamamen bozabiliyor.

Zorunlu yüz yüze görüşme politikası, farklı bir ülkede turnede olan sanatçıların ikamet ettikleri ülkeye geri dönmesini gerektirebiliyor.

Bu ek seyahatler uçak, otel ve çalışma günü kaybı nedeniyle maliyetleri daha da yükseltiyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı, uygulanan politikaların “Önce Amerika” yaklaşımına dayandığını ve yasal şartları yerine getiren yabancı sanatçıların ülkeye kabul edildiğini savunuyor.

Vize almak ülkeye giriş garantisi değil

Sanatçının başvurusu onaylansa, konsolosluk görüşmesi tamamlansa ve pasaportuna vize basılsa bile ABD’ye giriş yapacağı garanti edilmiyor.

ABD Gümrük ve Sınır Koruma görevlileri, havalimanları ve diğer giriş noktalarında bir yolcunun ülkeye kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin son kararı verme yetkisine sahip.

Sanat kuruluşları, son dönemde bu yetkinin nasıl kullanıldığı konusunda daha fazla belirsizlik oluştuğunu belirtiyor.

Görevliler sanatçılara ek sorular yöneltebiliyor, elektronik cihazları ve seyahat planlarını inceleyebiliyor veya verilen yanıtları yetersiz bularak ülkeye girişi reddedebiliyor.

Filistinli sanatçı gözaltına alındı

Komedyen ve tiyatro sanatçısı Alaa Shehada, daha önce ABD’ye iki kez gelerek Batı Şeria’da büyümesini anlattığı tek kişilik “The Horse of Jenin” adlı gösterisini sahnelemişti.

Shehada, geçen kasım ayında geçerli O-1B vizesiyle New York’taki John F. Kennedy Havalimanı’na geldi.

Ancak Filistin Yönetimi tarafından verilen pasaportunu gören sınır görevlileri tarafından ek sorgulamaya alındığını söyledi.

Saatler süren sorgunun ardından kelepçelenerek New Jersey’deki bir göçmenlik gözaltı merkezine götürüldüğünü anlatan Shehada, geceyi diğer kişilerle birlikte beton zeminli ve kalabalık bir odada geçirdiğini belirtti.

Ertesi sabah Amsterdam’daki ikamet adresine geri gönderildi. Bu işlem, Massachusetts’te planlanan gösterisinden yalnızca bir gün önce gerçekleşti.

Shehada ve yapımcısına ülkeye girişin neden reddedildiğine ilişkin ayrıntılı bir açıklama verilmedi.

ABD Gümrük ve Sınır Koruma kurumu ise Shehada’nın görüşme sırasında bazı bilgileri açık biçimde paylaşmadığını ve bu nedenle girişinin reddedildiğini savundu.

Seyahat yasakları belirsizliği artırdı

Shehada’nın geri gönderilmesinden yaklaşık bir ay sonra Trump yönetimi, Filistin Yönetimi tarafından düzenlenen veya onaylanan seyahat belgelerini kullanan kişilere vize verilmesini askıya alan kapsamlı bir seyahat yasağı açıkladı.

Sanatçı ve organizatörler, benzer göçmenlik politikası değişikliklerinin daha önce onaylanan başvuruların yeniden incelenmesine veya beklemeye alınmasına neden olabileceğini belirtiyor.

Sanatsal Özgürlük Girişimi adlı kuruluşta görev yapan avukat Zelo Safi’ye göre hükümet, seyahat yasağı veya başvuru inceleme politikasında değişiklik yaptığında vizeleri geçici olarak durdurabiliyor ve yeniden değerlendirebiliyor.

Bu durum, aylar öncesinden bilet satan ve salon kiralayan organizatörlerin kesin plan yapmasını zorlaştırıyor.

Küçük bir hata turneyi bitirebilir

Folk Alliance International yöneticisi Jennifer Roe, yabancı sanatçılar arasında ABD’ye gelme konusunda ciddi bir korku oluştuğunu söylüyor.

Roe’ye göre sanatçılar sınırda beklenmedik sorularla karşılaşabileceklerini ve yanlış ya da eksik bir yanıt nedeniyle geri gönderilebileceklerini düşünüyor.

Vize başvurusunda, konsolosluk görüşmesinde veya sınır kontrolünde verilen bilgilerin birbiriyle tam olarak uyumlu olması gerekiyor.

Turne programındaki küçük bir değişiklik, yeni bir gösterinin eklenmesi veya sanatçının planını doğru şekilde açıklayamaması bile giriş sürecinde sorun yaratabiliyor.

Sanat organizasyonları, mevcut ortamda sanatçıların ve turne yöneticilerinin en küçük hataya bile yer bırakmaması gerektiğini belirtiyor.

İptaller zincirleme ekonomik kayıp yaratıyor

Bir yabancı sanatçının turnesini iptal etmesi, yalnızca sanatçının gelir kaybına uğraması anlamına gelmiyor.

Konser salonları, tiyatrolar ve festivaller aylar öncesinden reklam bütçesi ayırıyor, personel çalıştırıyor, ekipman kiralıyor ve bilet satıyor.

Shehada’nın planlanan ABD ve Kanada turnesi için birçok kurum hazırlık yapmıştı. New York Theatre Workshop, gösterinin etrafında bir festival programı oluşturmuştu. Portland’daki Boom Arts ise canlı performans için bir tiyatro kiralamıştı.

Bazı kurumlar canlı gösteri yerine oyunun kayıtlı versiyonunu göstermeyi başardı. Buna rağmen turne yapımcısına göre toplam zarar on binlerce doları buldu.

Massachusetts Üniversitesi Amherst Güzel Sanatlar Merkezi de gösteriyi yaklaşık bir yıl boyunca planlamıştı. Son dakikadaki iptal, hem kurumun yatırımının hem de yerel izleyicilerin Filistinli bir sanatçının hikâyesini doğrudan dinleme fırsatının kaybolmasına yol açtı.

Organizatörler davet politikalarını değiştiriyor

Vize sürecindeki belirsizlik, ABD’deki sanat kurumlarının gelecek sezon programlarını da etkiliyor.

Boom Arts adlı kuruluşun yöneticisi Tracy Francis, seyahat yasakları ve değişen göçmenlik politikaları nedeniyle hangi sanatçıları güvenli şekilde davet edebileceğini yeniden değerlendirdiğini söylüyor.

Francis, gelecek sezon için vize alma ihtimali daha yüksek olduğu düşünülen Avrupa ülkelerinden daha fazla sanatçı davet etmeye başladığını belirtti.

Ayrıca maliyetleri paylaşabilmek için yalnızca daha geniş kapsamlı turnelere katılan sanatçılarla çalışmaya yöneldiğini söyledi.

Bu yaklaşım, küçük ülkelerden, çatışma bölgelerinden veya siyasi açıdan hassas kabul edilen bölgelerden gelen bağımsız sanatçıların ABD’de sahne bulmasını daha da zorlaştırabilir.

Kültürel çeşitlilik azalabilir

Yabancı sanatçıların ABD turnelerinden vazgeçmesi, yalnızca eğlence sektörünü değil kültürel çeşitliliği de etkiliyor.

Özellikle büyük şehirlerin dışında yaşayan Amerikalılar, farklı ülkelerden gelen sanatçılarla doğrudan karşılaşmak için üniversiteler, küçük tiyatrolar ve yerel festivallere güveniyor.

Bu gösterilerin iptal edilmesi, kırsal ve daha küçük topluluklarda yaşayan izleyicilerin farklı kültürler, diller ve siyasi deneyimlerle temas etme fırsatını azaltıyor.

Sanat kurumları, dijital kayıtların canlı performansın yerini tam olarak tutmadığını ve sanatçı ile izleyici arasındaki doğrudan etkileşimin kaybolduğunu belirtiyor.

Sanatçılar ABD’ye dönmek istemiyor

ABD sınırında gözaltına alınarak geri gönderilen Shehada, yaşadığı deneyimin kendisini derinden etkilediğini söyledi.

Amerikalı izleyicilerle buluşmak ve farklı şehirlerde gösteri yapmak istediğini belirten sanatçı, yaşadığı gözaltı ve aşağılanma hissinin ardından ülkeye geri dönme konusunda isteksiz olduğunu ifade etti.

Benzer kaygılar, yalnızca vizesi reddedilen kişiler arasında değil, henüz başvuru yapmamış sanatçılar arasında da yayılıyor.

Sanat sektörü temsilcilerine göre bazı yabancı sanatçılar, yüksek maliyetleri ve belirsizliği göze almak yerine Avrupa, Kanada veya Asya’daki turnelere öncelik veriyor.

ABD’deki mevcut vize sistemi güvenlik incelemelerini ön planda tutarken, uzun işlem süreleri ve öngörülemez uygulamalar uluslararası sanatçıların ülkeye erişimini giderek zorlaştırıyor.

Bu eğilim devam ederse Amerikalı izleyiciler daha az yabancı sanatçı görebilir, küçük kültür kuruluşları daha fazla mali kayıp yaşayabilir ve ABD’nin uluslararası kültürel etkileşimdeki rolü zayıflayabilir.